Dondurma yerken, soğuk su içerken ya da bazen sadece soğuk havayı içine çekerken dişlerinizde ani, keskin bir sızı hissediyor musunuz? Bu, diş hekimliğinde çok sık karşılaşılan bir şikayet: diş hassasiyeti. İyi haber şu ki, çoğu vakada hassasiyetin nedeni basit ve tedavisi mümkün. Bu yazıda hassasiyetin nereden geldiğini ve neler yapabileceğinizi anlatıyoruz.
Diş hassasiyeti neden olur?
Dişin en dış katmanı olan mine, altındaki dentin tabakasını korur. Dentin, içinde mikroskobik kanallar (tübüller) barındırır ve bu kanallar doğrudan dişin sinirine bağlıdır. Mine aşındığında ya da diş eti çekilerek kök yüzeyi (kendi doğal koruyucu tabakası daha ince olan bölge) açığa çıktığında, bu tübüller dış uyaranlara karşı savunmasız kalır. Soğuk, sıcak, tatlı ya da hatta bazen sadece hava teması bile bu kanallar aracılığıyla sinire ulaşarak ani bir sızı hissi yaratır.
En sık karşılaşılan nedenler
Aşırı sert fırçalama. Sert kıllı fırça kullanmak ya da fazla güçle fırçalamak, zamanla mine aşınmasına ve diş eti çekilmesine yol açabilir. İronik şekilde, “daha temiz” olmak için uygulanan fazla güç, aslında hassasiyeti artıran en yaygın nedenlerden biridir.
Diş eti çekilmesi. Diş eti hastalığı, yaşa bağlı doğal değişim ya da agresif fırçalama nedeniyle diş eti geri çekildiğinde, normalde korunan kök yüzeyi açığa çıkar. Bu bölge, mine kadar dayanıklı olmadığı için çok daha hassastır.
Aşınmış mine. Asidik içecekler (kola, meyve suları, şarap), reflü ya da diş gıcırdatma (bruksizm) alışkanlığı zamanla mineyi inceltebilir.
Çürük ya da kırık diş. Bazen hassasiyetin nedeni genel bir aşınma değil, belirli bir dişteki çürük, çatlak ya da kırık bir dolgudur. Bu durumda hassasiyet genellikle tek bir dişte yoğunlaşır.
Beyazlatma sonrası geçici hassasiyet. Profesyonel beyazlatma sonrası birkaç gün süren hafif hassasiyet normaldir ve kendiliğinden geçer.
Diş eti tedavisi sonrası. Detertraj (diş taşı temizliği) gibi işlemlerden sonra, önceden diş taşıyla kapalı olan kök yüzeyleri kısa süreliğine açığa çıkabilir ve geçici hassasiyet yaşanabilir.
Evde neler yapabilirsiniz?
Hassasiyet giderici diş macunu kullanın. Potasyum nitrat ya da stronsiyum klorür içeren macunlar, dentin tübüllerini kademeli olarak kapatarak sinire giden uyarıyı azaltır. Etkisini görmek için genellikle birkaç haftalık düzenli kullanım gerekir.
Yumuşak kıllı fırçaya geçin. Sert fırça yerine yumuşak kıllı bir fırça ve hafif, dairesel hareketlerle fırçalamak hem mineyi hem de diş etini korur.
Aşırı asidik gıdaları sınırlayın. Asidik içecek tükettikten hemen sonra fırçalamak yerine, en az 30 dakika beklemeniz önerilir; çünkü asit sonrası mine geçici olarak yumuşamış olur ve hemen fırçalamak aşınmayı hızlandırabilir.
Gece plağı değerlendirin. Diş gıcırdatma alışkanlığınız olduğunu düşünüyorsanız, geceleri kullanılan koruyucu bir plak mine aşınmasını büyük ölçüde yavaşlatabilir.
Aşırı beyazlatıcı ürünlerden kaçının. Onaysız ya da çok yüksek konsantrasyonlu ev tipi beyazlatma ürünleri hassasiyeti artırabilir.
Ne zaman kliniğe gelmelisiniz?
Evde uygulanan önlemlere rağmen hassasiyet iki-üç haftadan uzun sürüyorsa, tek bir dişte yoğunlaşıyorsa ya da şiddetli bir ağrıya dönüşüyorsa, bunun altında çürük, kırık ya da diş eti hastalığı gibi bir neden olabilir. Bu noktada evde bakım yeterli olmaz; nedeni belirlemek için bir muayene gereklidir.
Klinikte hangi tedaviler uygulanır?
Muayenede hassasiyetin kaynağı belirlendikten sonra, nedenine göre farklı çözümler uygulanabilir:
- Fluorür uygulaması: Klinikte uygulanan yüksek konsantrasyonlu fluorür jeli ya da vernik, mineyi güçlendirerek hassasiyeti azaltır.
- Desensitize edici ajanlar: Açık dentin tübüllerini tıkayan özel bantlar ya da jeller doğrudan uygulanabilir.
- Küçük restorasyonlar: Aşınma ya da çekilme belirgin bir noktada yoğunlaşmışsa, o bölgeye ince bir dolgu materyali uygulanarak açık yüzey kapatılabilir.
- Diş eti tedavisi: Hassasiyetin nedeni ilerlemiş diş eti çekilmesiyse, diş eti grefti gibi daha kapsamlı bir çözüm değerlendirilebilir.
- Gece plağı: Diş gıcırdatmaya bağlı hassasiyette, kişiye özel üretilen bir gece plağı önerilir.
Hassasiyeti önlemek mümkün mü?
Hassasiyetin çoğu nedeni, aslında önlenebilir alışkanlıklarla ilişkilidir: doğru fırçalama tekniği, düzenli diş hekimi kontrolü ve asidik tüketimin dengelenmesi, hassasiyet riskini büyük ölçüde azaltır. Düzenli kontroller aynı zamanda hassasiyete yol açabilecek çürük ya da diş eti sorunlarının erken evrede fark edilmesini sağlar.
Sonuç
Diş hassasiyeti yaygın ama görmezden gelinmemesi gereken bir belirtidir; çoğu zaman basit önlemlerle rahatlıkla yönetilebilir, bazen de altta yatan bir sorunun erken işareti olabilir. Hassasiyetinizin nedenini öğrenmek ve size uygun çözümü belirlemek için randevu sayfamızdan bir muayene planlayabilirsiniz.

